Karl Marx

Karl Marx (1818 – 1883)

Karl marx Alman düşünürü, siyasal ekonomi kuramcısıdır. (1818 – 1883)

Ailesi kökence Yahudi’yse de Marx altı yaşındayken babası Protestanlığı kabul ederek vaftiz oldu. Trier Lisesi’ni bitirerek üniversiteye gitmeden önce, gençlik aşkı Jenny von Westphalen’e (1814-1881) bağlandı (1835). Varlıklı ve etkili bir kişi olan ilerdeki kayınbabası Ludwing von Westphalen, Marx’a Saint Simon’u açıklayıp tanıtan ilk kişi oldu. Marx, felsefe alanımda yapacağı doktora tezini ona sunacaktır. Demokritos ve Epi-kuros’un Doğa Felsefeleri Arasındaki Ayrılık, Jena Üniversitesi, 1841. Bonn Üniversitesi’nde yalnızca iki sömestr kalan Marx, daha ciddi çalışma azmiyle Berlin Üniversitesi’ne geçmeden önce Jenny ile gizlice nişanlandı. Ömür boyu sürecek bu mutlu aşk birlikteliğinden yedi çocukları oldu.

Marx, çeşitli konulara ilgi duydu: Tarih, hukuk, Yunan ve Roma mitolojisi, oyun yazarlığı, sanat tarihi, felsefe, şiir. hegel üzerine çalışmaya koyuldu, doktorasını verdikten sonra doçent olmayı düşlerken (1841) hocasının da işinden atıldığını görerek üniversite çevrelerinde iş bulmaktan vazgeçti, gazeteciliği seçti. Köln’de Rhenische Zeitung’da çalışmaya başladı (Ocak 1842), Ren Gazetesi yayın yönetmeni oldu (15 Ekim 1842). İlerici demokrat düşüncelerinin oluştuğu bu dönem, ilk sınav çatışmaları oldu; sonunda materyalizme (özdekçilik) ulaşan gelişimine burada başladı, idealist görüşü bıraktı; devletin yalnız kendisinin değil, özel mülkiyetin de bekçiliğini yaptığını kavradı; halkın sıkıntılarının nedeninin Prusya’daki toplumsal sistemin ve Prusya monarşisinin doğasında yattığını anladı, sonucu özetledi: “bu düzende halk hükümetten hiçbir iyilik bekleyemez”. Gazete kapatıldığı zaman Marx (1843) daha keskin çatışmalara hazır duruma gelmişti; Paris’e gitti, bu eylem, ülkücü ve inançlı kişiliğinin ömür boyu sürecek çıkarsız jestlerinden biri oldu (Ekim 1843). Deutsche-Franzosiche-Jahrbücher (Alman-Fransız Yıllığı) adlı derginin 1., 2., sayıları aynı kapak altında çıktı (Şubat, 1844); sonradan Marksçılığın klasik tanımlarını taşıyan yazı tohumlarıyla (“Ezilenlerin inleyişidir din; ruhsuz bir dünyanın ruhu, umutsuz bir insanlığın umududur; din halkın afyonudur. “-“Proleterya, ancak öbür sınıfları da özgürleştirmek koşuluyla kendi kendini özgürlüğe kavuşturabilecek toplum sınıfıdır.”)  Proudhon ve Bakunin ile tanıştı; yaşamını anlamlandırıp günlendirecek olan iş ve gönül arkadaşlığı da kuruldu,friedric engels(1820-1895) ile dost oldu: “Bu derin ve gölgesiz dostluk, iki devrimci düşünürün adını, insanlığın belleğinde birbirinden ayrılmaz kılacaktır” denir.

Prusya Hükümeti’nin isteğiyle Fransa’ dan ayrılmak zorunda bırakılınca engels‘in yardımı Brüksel’deki yaşama destek oldu (1845), birlikte bir de İngiltere gezisi yaptılar. Dönüşte iki dostun ortaklaşa yazdıkları ilk kitap Die Deutsche Ideologie (Alman İdeolojisi) hiçbir yerde yayımcı bulamadı (ilkin 1932’de basılabildi). Eski Adaletliler Birliği’nden Alman İşçileri Birliği’ne dönüşen örgütü güçlendirmeye çalışan Marx, bu konuda kendisinden işbirliği beklediği Proudhon’un (1809-1865) edilgen kalıp “Eleştirinizin kırbacını bekliyorum” diye bir armağan kitap göndermesi üzerine ünlü eserini yazdı: Misère de la Philosofie (Felsefenin Sefaleti) 1847. İşte o günlerde birliğin “Bütün İnsanlar Kardeştir” sloganını eleştirdi, doğru olamayacağını ileri sürdü, bunun üzerine Londra Kongresi’nde Engels’in önerisi kabul gördü: “Bütün dünya emekçileri, birleşiriz! Marx’ın da katıldığı ikinci kongrede kuruluşun adı Komünistler Birliği oldu, Kongrenin görevlendirmesiyle devrimci dünya görüşünü belirtecek bildiri Marx’in dediği gibi yazıldı: Manifest der Kommunistichen Partei (Komünist Parti Manifestosu) 1848.

1848 Devrimi diye anılan olaylar dizisi içinde Marx; Paris, Köln, Paris, Londra arasında gidip geldi. Engels’in işleri bozulduğu için yardım desteği kalkınca yoksulluk başladı, gazetecilik uğraşından gelen küçük paralarla yetinerek New York Daily Tribune gazetesinin Avrupa muhabirliğini üstlendi (1851-1861) ve eserini yazabilme özgürlüğünü elden bırakmamak için başka hiçbir iş kabul etmeyerek durumuna boyun eğdi (ölümüne kadar yaşadığı Londra’da ancak anasının ölümü -1863- üzerine miras konusunda genişlik ve rahatlığa kavuşacak, 1868 sonrasında Engels’in desteği yine sürecektir). İtalyan yurtseveri Giusepe Manzini’nin (1805-1872) örgütlemeye çalıştığı devrimci kurumlaşmalara katılan Marx, düşüncelerini kurula kabul ettirdi. Bu görüşlere göre 1848 olayları kapitalizmin zaferiyle sonuçlanmıştır. Bundan böyle zenginler daha zenginleşecek, işçi sınıfı daha yoksullaşacaktır. Sınıflar arası uçurum gittikçe artacağı için en büyük amaç, işçi sınıfının boyunduruktan kurtarılmasıdır. Bu amaç bir tek ülkenin sınırları içinde değil, tüm ülkelerdeki işçi sınıflarının uyumlu işbirliğiyle gerçekleşebilir. Bu dayanışma ruhunun geliştirilmesi için Uluslararası İşçi Birliği’nin (1. Enternasyonal) başkanı oldu (1864-1876), karşı yandakilerle çatıştı (Mazzini, Bàkunin, Proudhon…), dev eserini ilk cildini çıkardı. Das Kapital (Kapital: Sermaye) 1867. Enternasyonalin çöküşünden sonra hiçbir siyasal eyleme örgütlenmeye katılmadı, Kapital’i tamamlama çalışmalarını sürdürdü (II. ve III. ciltlerin yayımını Engels gerçekleştirecektir (1885-1894),yavaş yavaş bozulan sağlığının eşinin ölümüyle artan sarsıntısı hızlandı, 14 Mart 1883′ de Londra’da öldü; mezarıda oradadır. Adını taşıyan öğretiyle (Marxisme: Marksçılık) çağdaş dünyada etkin olan, ardından nice kuşağın ülkücü devrimciliğini sürükleyen Marx, uluslararası sosyalist akımı yaratıp yaşatarak bu yeni inancın başlıca kuramcısı oldu.

Başlıca eserleri: Die Heilige Familie, oder, Kritik der Kritischen Kritik, gegen Bruno Bauer und Consorten (Engels ile: Kutsal Aile ya da Eleştirel Eleştirinin Eleştirisi, Bruno Bauer ve Yandaşlarına Karşı) 1845, Lohnarbei und Kapital (Ücretli Emek ve Sermaye) 1849, Die Klassenkampe in Frankreich (Fransa’da Sınıf Çatışmaları) 1850, Zur Kritik der Politischen Ökonomie (Siyasal İktisatın Eleştirisine Katkı) 1859, The Eastern Question (Doğu Sorunu) öl.s. 1897, Value, Price and Profit (Ücret, Fiyat ve Kazanç) öl.s. 1898, Theorien über den Mehrwert (Artı Değer Kramları) 3 cilt, öl.s.1905-1910, Karl Marx-Friedrich Engels: Hisorisch-Kritische Gesamtausgabe (K.Marx-Friedrich Engels, Tarihsel-Eleştirel Toplu Basım) llcilt, 1968.

 

Karl Marx’ın ünlü sözleri

 

Din kitlenin afyonudur.

Toplumun kalabalıkları ve onlar gibi düşünenler benim kitabımı okumasınlar; hem ben, ona hiç el sürmemelerini alışkanlıklarına uyarak eserimi yanlış anlamalarına yeğ tutarım.

Bir hortlak Avrupa’nın aklından hiç çıkmıyor; Komünizm hortlağı.

Filozoflar dünyayı farklı şekillerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.

Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz, başarılı bir üretici değilsiniz.

Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser.

Bir kimsenin özgür olarak gelişmesi, herkesin özgür olarak gelişmesinin şartıdır.

Demokrasi, sosyalizme giden yoldur.

Kapitalist üretimin en büyük engeli, sermayenin ta kendisidir.

Toplumlar üstesinden gelemeyecekleri sorunları gündeme getirmezler.

Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır.

ÖSYM Sınavları
12 Haziran 2017 Cumartesi
Geri Sayım Kodu